Üç vakit vardır ki bu vakitlerde namaz kılınmaz. Güneş doğduktan sonraki 32 dakika içinde,
Güneş tam zevâl vaktinde iken, yani öğle nama-zından evvelki 15-20 dakika içinde,
Güneş batarken, yani akşam namazından evvelki 45 dakika içinde. Bu vakitte ancak o günün ikindi namazının farzı kılınabilir.
Bu üç vakitte; kazaya kalmış farz namazlar, vâcip namazlar, kerâhet vaktinden önce hazırlanmış cenazenin namazı kılınmaz. Yine önceden okunmuş bir secde âyetinden dolayı tilâvet secdesi de yapılmaz. Aksi takdirde iâdeleri lâzımdır. Bu üç vakitte nâfile namaz da kılınmaz, fakat kılındığı takdirde iâdesi gerekmez. Kerâhet vakitlerinde Kur'ân okuyup, zikir yapmak ise câizdir.
Sabah namazı vakti girdikten sonra, (sabah namazının sünneti hariç) güneş doğana kadar, ikindi namazı kılındıktan sonra güneş batana kadar nâfile namaz kılmak mekruhtur.
Kerâhet Vakitleri
Üç vakit vardır ki bu vakitlerde namaz kılınmaz..
Güneş doğduktan sonraki 32 dakika içinde,
Güneş tam zevâl vaktinde iken, yani öğle nama-zından evvelki 15-20 dakika içinde,
Güneş batarken, yani akşam namazından evvelki 45 dakika içinde. Bu vakitte ancak o günün ikindi namazının farzı kılınabilir.
Bu üç vakitte; kazaya kalmış farz namazlar, vâcip namazlar, kerâhet vaktinden önce hazırlanmış cenazenin namazı kılınmaz. Yine önceden okunmuş bir secde âyetinden dolayı tilâvet secdesi de yapılmaz. Aksi takdirde iâdeleri lâzımdır. Bu üç vakitte nâfile namaz da kılınmaz, fakat kılındığı takdirde iâdesi gerekmez. Kerâhet vakitlerinde Kur'ân okuyup, zikir yapmak ise câizdir.
Sabah namazı vakti girdikten sonra, (sabah namazının sünneti hariç) güneş doğana kadar, ikindi namazı kılındıktan sonra güneş batana kadar nâfile namaz kılmak mekruhtur.
Niyet
Namazın şartlarından altıncısı niyet, yâni Allâh rızâsı için namaz kılmayı dilemek ve hangi namazı kılacağını bilmektir.
Niyet kalb ile yapılır. Dil ile söylendiği halde kalbden niyet edilmezse namaza niyet edilmiş olmaz. İmâm-ı Rabbânî Hazretlerinin, Mektubât-ı Şerîf, birinci cild, 186'ncı mektupta buyurduklarına göre: Dil ile niyyet câiz olunca, çok kimse yalnız dil ile niyet ederek, kalb ile niyeti terk ediyor. Böylece namazın farzlarından biri olan kalb ile niyet yok oluyor. Namaz kabul olmuyor. O halde, niyeti dil ile değil, kalb ile yapmalıdır. Farz namazlarda, bayram ve vitir namazlarında niyeti belirtmek lâzımdır. Meselâ; "Bugünkü sabah namazına veya cuma namazına veya vitir namazına veya bayram namazına" diye niyet edilir.
Nâfile namazlarda sadece "Namaz kılmaya" niyet etmek kâfi gelir.
Namazın Rükünleri
İftitah Tekbiri, Kıyam, Kırâat, Rükû, Sücud, Ka'de-i ahîre.
Kıyam
Namazın rükünlerinden ikincisi kıyam yâni ayakta durmaktır. Kıyam, farz ve vâcip namazlarda şarttır. Ayakta durmaya imkânı olanın oturarak kılması câiz değildir. Sabah namazının sünneti dışında, sünnet ve müstehap namazlar, bir özür bulunmasa da oturarak kılınabilir. Fakat, efdâl olan ayakta kılmaktır.
Kırâat
Namazın rükünlerinden üçüncüsü kırâattır. Bu da namaz kılanın kendisi işitecek derecede Kur'ân-ı Kerîm âyetlerinden bir mikdar okumasıdır.
Kırâat, vitir ile nâfilelerin ve iki rek'atli farzların her rek'atinde, dört rek'atli farzların ise ilk iki rek'âtinde farzdır. Son iki rek'âtinde okumak ise sünnettir.Farz olan kırâat miktarı, üç kısa âyet veya bu miktarda uzun bir âyettir.
Namazın Vâcibleri
Namaza "Allâhü ekber" lafzı ile başlamak,
Fâtiha-i şerîfe okumak,
Fâtiha'dan sonra bir sûre veya kısa bir sûreye muâdil olacak kadar âyet okumak,
Kırâeti evvelki iki rek'ata tahsis etmek,
İki secdeyi birbiri ardınca yapmak,
Tâdil-i erkâna riâyet etmek. Yâni rükû ve secdeden doğrulunca ve diğer rükünler arasında mafsallar mutmain (her âzâ kendi mahallinde müstekar) oluncaya kadar beklemek,
Ka'delerde et-Tehıyyâtü okumak,
Namazın sonunda selâm vermek,
Öğle ve ikindi namazlarının farzlarında Fâtiha ve sûreleri gizli (sessiz) okumak,
Sabah, akşam ve yatsı farzlarıyla cuma ve bayram namazlarında imam olan kimse, Fâtiha ve sûreleri cehrî (sesli) okumak,
Üç veya dört rek'atli namazlarda ikinci re'katten sonra oturmak,
Fâtiha'yı, zamm-ı sûre veya âyetten evvel okumak,
Namazda sehven terk edilen vâciplerden dolayı sehiv secdesi etmek,
Vitir namazında kunut okumak,
Secdeye alın ile birlikte burnunu da yere koymak.
Namazın Sünnetleri
Ezan okumak,
Namaza başlarken, ilk tekbirde erkeklerin ellerini kulakları hizâsına kadar kaldırması,
Tekbirden hemen sonra el bağlamak. (Kadınlar; göğsü üzerinde sağ eli sol eli üzerine koyar. Erkekler ise, sağ ellerinin baş ve serçe parmakları ile sol bileğine halka yaparak göbek altına bağlar.)
Sübhâneke okumak,
Eûzü ve besmele okumak,
Her rek'atta Fâtiha'dan önce besmele okumak,
Fâtiha'dan sonra "Âmîn" demek,
Rükû'a ve secdeye iner ve kalkarken tekbir almak,
Rükû'da üç kere tesbih okumak,
Erkekler, rükû'da ellerinin parmaklarını açık olarak dizleri üstüne koyup başları ile sırtlarını bir hizada tutmak. (Kadınlar başları ile sırtlarını düz yapmazlar) Kadınlar, parmaklarını birbirinden ayırmaksızın ellerini dizlerinin üzerine koymak,
İmam, rükû'dan kalkarken "Semiallâhü limen hamideh" demek,
Cemâat, rükû'dan kalkarken "Rabbenâ leke'l-hamd" demek,
Yalnız kılanın her ikisini de söylemesi, Secdede üç kere tesbih okumak,
Secdede elin parmaklarını kapalı tutmak,
Erkek, secdede karnını oyluklarından uzak tutup kollarını yerden kaldırmak,
Kadın ise, secdede karnını oyluklarına yapıştırıp kollarını yanına temas ettirmek.
Tahiyyâtta ve ka'dede ellerini oyluklarının üzerine koyup, parmaklarını kendi haline bırakmak.
Tahiyyâtta erkek sol ayağı üzerine oturup sağ ayağını dikmek,
Kadın ise iki ayağını sağ yana yatırarak sol oyluğu üzerine oturmak,
Selâma sağdan başlamak, Son ka'dede Peygamber Efendimiz'e salevât okumak.
Namazın Mekruhları
Namazın içinde sağa sola bakmak,
Elbise veya vücut ile oynamak, (Vücuda yapışan elbiseyi küçük bir hareketle silkelemekte bir beis yoktur.)
Özürsüz, parmağını çıtlatmak, Secde yerindeki taşları temizlemek, Elini böğrüne koymak,
Bir yerini bir veya iki defa kaşımak, (Namazda burun akıntısını silmek yere akıtmaktan evlâdır.)
Özürsüz bağdaş kurmak, İnsan yüzüne karşı kılmak,
Kor halindeki ateşe karşı namaza durmak, Bir kimsenin önünde, başı üzerinde, sağında, solunda arkasında veya elbisesinde bakan kimsenin kolayca görebileceği kadar belirgin resim varken namaz kılmak,
Gerinmek,
Esnemek,
Tehıyyatta ayak parmaklarını dikip, ökçelerin üzerine oturmak,
Kaynaklarını yere koyup dizlerini göğse çekerek veya elleri yere koyarak oturmak,
Yenisi ve güzeli varken eski ve kötü elbise ile kılmak. (Müstehap olan her zaman âdet olanı giymektir. Gecelikler, giyilmesi âdet olan elbiselerden olduğu için onunla namaz kılmakta kerâhet yoktur. N. İslâm.)
Başı açık kılmak, (Alçak gönüllülük maksadıyla olursa mekruh olmaz.)
Secdede veya secde dışında elinin veya ayağının parmaklarını kıbleden çevirmek,
Cemâatle namaza duracağında önünde yer varken safa girmeyip arkada durmak,
Kabre karşı namaz kılmak, Necâsete karşı perdesiz namaz kılmak,
Kadınla, perdesiz bir hizada durup ayrı ayrı namaz kılmak,
Tuvalete gitme ihtiyacı varken sıkışık olarak namaz kılmak,
Secdeden kalkarken dizlerini ellerinden evvel kaldırmak, Secdede bir ayağını kaldırmak,
İmamdan evvel rükû'a gitmek, İmamdan evvel rükû'dan kalkmak, İmamdan evvel secdeye gitmek,
İmamdan evvel secdeden kalkmak,
Secdeye giderken özürsüz olarak ellerini dizlerinden evvel yere koymak,
Özürsüz, yere veya duvara dayanarak kalkmak, Namazda alnından toprak silmek,
Bir önceki rek'atte okuduğu zammı sûre ile, bir sonraki rek'atte okuduğu zammı sûre arasında sadece bir sûre bırakmak,
İkinci rek'atta evvelki rek'atta okuduğunun yukarısından sûre veya âyet okumak,
Farz namazlarda bir sûreyi bir rek'atta iki defa okumak, veya bir sûreyi her iki rek'atte okumak.
Farzın ikinci rek'atinde, birinci rek'atte okuduğundan üç âyet fazla okumak,
İmama uyanın imamla birlikte Kur'an okuması, Özürsüz, alnındaki sarığın üzerine secde etmek,
Kıyamda iken özürsüz olarak duvara dayanmak,
Kıyamda sağa veya sola eğik vaziyette durmak, Özürsüz, tek ayak üstünde durmak,
Namaz içinde âyet ve tesbihleri parmakla saymak,
Cemaatle namaz kılınırken yalnız namaz kılmak, İmamın mihraptan başka yere durması,
İmamın
bir zirâ (50 cm.) alçak yerde durup, cemâatin imamdan yüksekte
durması,
İmamın
bir zirâ (50 cm.)den yüksek yere durması; (Eğer imamın yanında
bir kişi bulunursa mekruh olmaz.)
"Besmele"
ve "âmin"i açıktan okumak, Kırâatı rükû'a inerken
tamamlamak,
Tekbirleri
yerlerinde almamak, her zikir ve kırâati (okumayı) yerinde
yapmamak,
Rükû ve
secde tesbihlerini başını kaldırdıktan sonra söylemek,
Omuzu
açık ve kolları sıvalı olarak namaz kılmak,
Önünde
bir canlının geçmesi ihtimâli olan yerde önüne sütre (herhangi
bir cisim) dikmeyi terk etmek,
Bir şeyi
koklamak,
İşitilmeyecek
derecede üflemek, (işitilecek derecede üflenirse namaz bozulur.)
Başa
mendil ve benzeri bir şeyi sarıp tepesini açık bırakmak, Ağzını
ve burnunu örterek namaz kılmak,
Namazı
Bozan Şeyler
Konuşmak
ve kendi işiteceği kadar gülmek. (Eğer yanındaki işitecek kadar
gülerse hem namazı ve hem de abdesti bozulur.)
"Ah!"
diye inlemek,
Ağlamak,
(Eğer ağlamak Allâh korkusundan olursa namaza zarar vermez),
İsteği
ile ve özürsüz öksürüp boğazını ayıklamak,
Sakız
çiğnemek, Bir rükünde üç kere kıl koparmak,
Bir
rükünde, herhangi bir yerini elini kaldırmak sûretiyle üç kere
kaşımak, Bir rek'atta iki saf miktarı yürümek,
Saç veya
sakalını taramak,
Aralarında
bir adam sığacak kadar açık yer bulunmaksızın bir kadınla
beraber durarak, aynı imamla, aynı namazı bir hizada kılmak,
Özürsüz,
yüzünü ve göğsünü kıbleden çevirmek, Namaz içinde imamından
başkasının yanlışını söylemek,
Kur'ân'ı
mânâ bozulacak kadar yanlış okumak,
Kasten
selâm verip selam almak, (Namazın sonu zannederek selâm verse
namaz bozulmaz. Secdei sehiv lâzım gelir.)
Avret
mahallinin dörtte birinin üç tesbih okuyacak kadar açık
bulunması, (Avret mahallini isteği ile açarsa o anda namazı
bozulur.)
Secdede
iken iki ayağı ile tepinmek, (Bir ayakla üç defa tepinirse namazı
yine bozulur.)
Secdede
iki ayağını birden yerden kaldırmak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder