Sehiv
Secdesi
Sehiv
secdesi, namazda unutma veya gafletle yapılan bir noksanlık veya
fazlalıktan meydana gelen hatâyı düzeltmek için yapılması
vâcip olan secdedir.
Sehiv
Secdesinin İcabettiği Yerler
Sehiv
secdesi namaz içindeki bir vâcibin terk veyâ tehir edilmesinden,
Farzın ise sâdece geciktirilmesinden dolayı lâzım gelir. Farzın
terk edilmesinde ise, sehiv secdesi kâfi gelmez; namazın yeniden
kılınması gerekir.
Namazın
sünnetlerinden herhangi birinin terkedilmesi hâlinde ise, sehiv
secdesi lâzım gelmez.
Bir kimse
namazda gizli okunacak yerde aşikâr okusa, vitir namazında kunutu
terk etse veya dört rek'atli bir namazda birinci oturuşu unutarak
terketmiş olsa, secde-i sehiv yapar. Böylece noksanını
tamamlamış, hatâsını düzeltmiş olur.
Sehiv
Secdesinin Yapılışı
Sehiv
secdesi icabettiği zaman, "Ettehıyyatü"yü okuduktan
sonra iki tarafa selâm verilir, "Allâhü Ekber" diye
tekbir getirerek arka arkaya iki secde yapılır.
İkinci
secdeden sonra oturulup, "Ettehıyyatü, Allâhümme salli,
Allâhümme bârik ve Rabbenâ âtinâ..." duaları okunarak
selâm verilir.
Sehiv
secdesi yapacak kimse imamsa, yalnız sağ tarafına selâm verip
sehiv secdesi yapar.
Cuma
Namazı
Cuma
namazı, cuma günü öğle vakti cemaatle kılınması farz olan bir
namazdır.
Cuma
Namazının Şartları
Beş
vakit namazın şartlarından başka cuma namazının iki şartı
daha vardır:
Vücûbunun,
yâni müslüman üzerine farz olmasının şartları,
Sıhhatinin,
yâni cuma namazının sahih olmasının şartları.
Cuma
Namazının Vücûbunun Şartı Yedidir:
Erkek
olmak, (Kadın ve hünsâ olmamak.) Hür olmak, (Esir veya hapis
olmamak.)
Mukim
olmak, (Seferî olmamak.) Sıhhatli olmak, ( Namaza gidemeyecek kadar
hasta olmamak.)
Gözleri
sağlam olmak, (Âmâ olmamak.) Ayakları sağlam olmak, (Kötürüm
olmamak.)
Namaza
gitmeye mâni ve gitmemeyi mübah kılan bir özrü bulunmamak.
(Düşman korkusu, şiddetli yağmur, çamur gibi şeyler cumaya mâni
hallerdir.)
Cuma
Namazının Sıhhatinin Şartı Altıdır:
Cuma
namazı kılınacak yer, şehir olmak, (izin ve berât verilen
köylerde de kılınabilir),
Emir veya
vekilinin kıldırması, Öğle namazı vaktinde kılınması,
Cemaatin huzurunda hutbe okumak,
İmamdan
başka üç kişi bulunmak, Cuma kılınan yer herkese açık olmak.
Bazı
Nâfile Namazlar
İnsan
farz namazları noksansız edâ etmekle beraber, bunun dışında
nâfile olan evvâbin, teheccüd , duhâ ve tesbih namazlarını da
kılmaya gayret etmelidir. Çünkü, bunlarda sayılamayacak kadar
büyük sevap ve hasene vardır. Bir hadis-i kudsîde Cenâb-ı Hak:
"Kulum farzlarla benim azabımdan kurtulur, nâfilelerle de bana
yaklaşır." buyuruyor
Evvâbin
Namazı
Evvâbin
namazında yüz hasene (ilâhî ihsan) vardır. Cenâb-ı Hakk bunun
yetmişbeşini âhirette, yirmibeşini de dünyada verir. Binâenaleyh
evvâbin kılmaya devam edenler mahşer sıkıntısı çekmezler.
Evvâbin namazı akşam namazını müteâkip 6 rek'at olarak
kılınır.
Duhâ
Namazı
Duhâ
namazında da yüz sevap vardır. Cenâb-ı Hakk bunun yetmişbeşini
dünyada, yirmibeşini âhirette verir. Binâenaleyh duhâ namazı
kılmaya devam edenler dünya sıkıntısı çekmezler. Duha namazı,
güneş doğduktan 45 dakika sonra 6 rek'at olarak kılınır.
Teheccüd
Namazı
Teheccüd
namazının sevabı hudutsuzdur. Kılmaya devam edenlerin duâsı
kabul, dereceleri yüksek olur. Resûlüllah Sallallâhü Aleyhi ve
Sellem Efendimiz'in hiç terketmediği bir namazdır. Bu da 6 rek'at
olarak teheccüd vaktinde kılınır.Teheccüd vakti, gece, öğlenin
girdiği vakitte başlar, imsak vaktine kadar devam eder. Meselâ:
gündüz öğle vakti saat 12'00'de ise gece saat 12'00 de teheccüd
vakti giriyor demektir.
Bu
namazların niyetleri ve nasıl kılınacağı "Mübârek Gün
ve Gecelerde Yapılması Tavsiye edilen DUÂ ve İBÂDETLER"
isimli eserimizde geniş olarak izah edilmiştir.
Tesbih
Namazı
Tesbih
namazı tevbenin, istiğfarın en büyüğü ve bütün vücudla
yapılanıdır.
Hazret-i
İkrime'den ve o da Hazret-i İbn-i Abbas'dan rivâyet etmişlerdir
ki, Hazret-i Resûlü Ekrem (sallallâhü aleyhi ve sellem) muhterem
amcaları Hazret-i Abbas'a hitaben tesbih namazı ile alakalı şöyle
buyurmuşlar:
"Ey
amca, sana on haslet haber vermekle ikram etmiş olayım ki, onu
işlediğin vakit günahının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi,
hatâen ve kasten yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve
aşikâr olanı mağfiret edilmiş olsun..... Muktedir olursan bu
tesbih namazını her gün kıl. Her gün kılamazsan ayda bir kere
kıl. Onu da yapamazsan senede bir, onu da yapamazsan ömründe bir
kere kıl."
Cenâze
Namazı
Cenâze
namazı, vefat eden din kardeşlerimiz hakkında duâ olmak üzere
bir farz-ı kifâyedir.
Cenâze
namazının kılınması için aranan şartlar şunlardır:
Ölenin
müslüman olması. Müslüman olduğu bilinmeyen, bu hususta hâli
gizli olan kimsenin cenâze namazı kılınmaz. Ölenin müslüman
olduğuna muteber şâhid ve delil lâzımdır .
Ölünün
yıkanarak temiz kefene sarılmış olması.
Ölünün,
imam ve cemaatin önünde olması.
Ölünün
tamamının veya bedeninin çoğunun mevcut olması. Eğer bedeninin
çoğu gitmiş veya başsız olarak
|
Ölünün
tamamının veya bedeninin çoğunun mevcut olması. Eğer
bedeninin çoğu gitmiş veya başsız olarak yarısı varsa
namazı kılınmaz, yıkanmaz. Bir beze sarılarak gömülür.
Cenâze
Namazının Kılınışı
Cenâze
namazı dört tekbir ve kıyâmla edâ edilir. Bu namazda secde
ve rükû yoktur.
İmam,
ölünün göğsü hizasında durur. Cemâat da arkasında saf
tutar. Cemâata ölünün erkek veya kadın olduğu duyurulur,
ona göre niyet edilir. Yâni "Allâh için namaza, meyyit
için duâya, er kişi (veya hâtun kişi) niyetine uydum hâzır
olan imâma" diye kalben niyet edip imamın arkasından
tekbir alınır. İlk tekbiri alırken eller kulak hizâsına
kadar kaldırılıp göbek altında bağlanır, Sübhâneke, "ve
celle senâüke" ile okunur.
Bundan
sonra eller kaldırılmadan ikinci bir tekbir alınır. Bu
tekbirleri imam âşikâr, cemâat ise gizli alır. "Allâhümme
salli ve Allâhümme bârik..." okunur. Bundan sonra üçüncü
tekbir alınır ve cenâze duâsı okunur.
Cenâze
duâsını bilmeyenler burada "Allâhümme innâ
nesteıynüke..." yi yâni kunut duâsını veya duâ niyeti
ile Fâtiha-i şerîfeyi okurlar. Daha sonra dördüncü tekbir
alınır, eller yan tarafa bırakılıp selâm verilir.
Üçüncü
tekbirden sonra okunacak cenâze duâsı:
"Allâhümmağfir
lihayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve kebîrinâ
ve sağîrinâ ve zekerinâ ve ünsânâ. Allâhümme men
ahyeytehû minnâ feahyihî alel islâmi ve men teveffeytehû
minnâ feteveffehû alel îmâni ve hussa hâzelmeyyite (*)
birravhi verrâhati verrahmeti velmağfireti verrıdvân.
Allâhümme in kâne muhsinen (**) fezid fî ihsânihî ve in
kâne müsîen fetecâvez anhü ve lakkıhil' emne velbüşrâ
velkerâmete vezzülfâ birahmetike yâ erhamerrâhimîn."
(***)
(*)
Kadın ise "hâzihil meyyite" denir.
(**)
Kadın ise "in kânet muhsineten fezid fî ihsânihâ ve in
kânet müsîeten fetecâvez anhâ ve lakkıhel'emne" denir.
(***)
Mânâsı: Allâh'ım! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi, hâzır
ve gâib olanlarımızı, büyüklerimizi ve küçüklerimizi,
erkeklerimizi ve kadınlarımızı afv ü mağfiret buyur. Yâ
Rabb! Bizden yaşattıklarını İslâm üzere yaşat. Bizden
öldürdüklerini iman üzere öldür. Bilhassa bu ölüyü
kolaylığa, rahatlığa, mağfirete, rızâna erdir. Yâ Rabb!
Eğer bu ölü, muhsin ise ihsanını artır; ve eğer yaramaz
bulunmuş ise affet. Kendisine emniyet, beşâret, kerâmet ve
kurbaniyet nasib buyur, rahmetinle, ey erhamerrâhimîn."
Cenâze
erkek çocuk ise, yukarıdaki duâ "alel îmâni" den
itibaren şöyle okunur: "Allâhümmec'alhü lenâ feratan
vec'alhü lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhüm-mec'alhü lenâ şâfian
ve müşeffean."
Cenâze
kız çocuk ise, yukarıdaki cenâze duâsı "alel îmâni"
den itibâren şöyle okunur: "Allâhümmec'alhâ lenâ
feratan vec'alhâ lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhümmec'alhâ lenâ
şâfiaten ve müşeffeaten."
Mühim
Hatırlatma
Bir
çok kimseler, cenâze namazının dördüncü tekbirinde, ya hiç
ellerini bırakmadan selâm vermekte veya sağ tarafa selâm
verince sağ elini, sol tarafa selâm verince de sol elini yana
bırakmaktadır.
Bu
hareketlerin her ikisi de yanlıştır. Doğrusu, dördüncü
tekbiri aldıktan sonra her iki eli yana bırakıp selâm
vermektir. Çünkü kendisinde sünnet olan bir zikrin bulunduğu
kıyamlarda eller bağlanır. Sünnet olan bir zikrin kalmadığı
kıyamlarda ise, eller bağlanmaz, yana salınır. (Dürer, 1/
53)
Cenâze
namazı içinde imam açıktan "Allâhü Ekber" diye
tekbir aldıkça bazı kimseler kafalarını kaldırmaktadırlar.
Bu da yanlış ve tehlikeli bir harekettir. Doğrusu, ne kafa ile
ve ne de başka bir azâ ile namaz müddetince hiçbir harekette
bulunmamaktır.
Cenâze
namazı kılınıcak yer veya ayakkabı temiz değilse,
ayakkabıyı çıkarıp üzerine basmalıdır.
Kabir
Suâli
İnsan
öldükten sonra kabre konulunca ona iki melek gelip; rabbinden,
dininden, peygamberinden, kitabından, suâl sorarlar. Îman,
itaât ve iyi amel sahiplerine Cenâb-ı Hakk orada meleklerin
suâline cevap verecek bir kudret verir. Böylece meleklerin
suâllerini cevaplandırmaya muktedir olurlar. Fakat kâfirler ve
isyan ehli, Münker ve Nekir adlı suâl meleklerini görünce,
heybetlerinden korkarak tutulup kalırlar, cevap veremezler.
Melekler, suâllerine cevap
verebilen mü'minleri cennetle müjdeler ve o andan itibaren bu
mü'mine ilâhi ihsan ve
mükâfatlar başlar.
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder